Beyazlatma ile ilgili sıkça sorulan sorular
Beyazlatma güvenli midir?
Diş beyazlatma, bir diş hekimi kontrolünde yapıldığında tamamen güvenilir bir yöntemdir.
Diş beyazlatma ağrılı mıdır?
Diş beyazlatma tamamen ağrısızdır. Diş hekiminiz beyazlatma işlemine başlamadan önce ağızda tam bir check-up yapar ve eğer gerekirse, beyazlatma bölgelerinde tedavi yapar.
Beyazlatma işlemi uzun süre alır mı?
Hayır. Yaklaşık 1.5 saat içinde yepyeni bir gülümsemeye sahip olabilirsiniz. Halojen ışık kaynakları ile yapılan eski kompleks yöntemler ile kıyaslandığında, yeni plazma teknolojisi ile gerçekten şaşırtıcı sonuçlar almak için 1.5 saat yeterlidir.
Dişlerim ne kadar beyazlayacak?
Bir tedavi seansında 10 tona kadar açılma bekleyebilirsiniz. Bu ailenizin veya arkadaşlarınızın sizde oluşan değişimi farketmesi için fazlasıyla yeterlidir. Ancak ileri derecede lekelenmiş dişler için ikinci bir seansa gereksinim duyulabilir.
Bu beyazlık ne kadar sürer?
İyi bir ağız hijyeni ile dişlerinizdeki beyazlığı yıllarca muhafaza edebilirsiniz.
Beyazlatma işleminden sonra dişlerim kireç gibi mi beyazlaşacak?
Hayır. Tecrübeli bir diş hekimi nezaretinde yapılan kontrollü beyazlatma sayesinde dişleriniz tamamen doğal bir renkte kalacak ve kesinlikle yapay bir beyazlık olmayacaktır.
Size şu an diş beyazlatma teknikleri arasında mevcut olan en güvenilir, en hızlı ve en başarılı sistemi öneriyoruz.
Bu sistem, yeni geliştirilen plazma lambası ve diş ve dişetlerinde irritasyon yaratmayacak şekilde geliştirilmiş yeni jeli ile istendiği takdirde 10 tona kadar renk açılması sağlamaktadır.
Başa Dön
Protezler
Yeni protezleri kullanmayı öğrenmek zaman ve sabır ister. Bu, özellikle hayatında ilk kez protez kullanacaklar için daha çok geçerlidir. Önceden protez kullanmış olsanız bile şunu bilmelisiniz ki yeni protezleriniz kullanmış olduklarınızdan farklıdır ve bazı alışkanlıklarınızı değiştirmeniz, hatta bazı yeni alışkanlıklar kazanmanız gerekecektir.
Aşağıdaki bilgiler, alışma devresi sürecinde aklınıza gelecek bazı soruları cevaplandırmada size yardımcı olacaktır. Verilen öğütler, aksine birşey söylemedikçe geçerlidir. Sizin özel durumunuzun gerektirdiği değişiklikleri bizler ayrıca belirtiriz. Eğer aşağıda cevabını bulamadığınız sorularınız olursa lütfen not ediniz, ilk kontrol oturumunda onları biz yanıtlamaya çalışacağız. Protezinizle ilgili öğütleri yalnız bizden almalısınız. Çeşitli reklamlara, yayınlara veya kişilere göre hareket etmemelisiniz ve kendinizi protez kullanan başka kişilerle karşılaştırmamalısınız. Çünkü her hastanın ağız yapısı farklıdır.
Tam Protezler
Ağzınızda hiç doğal dişiniz kalmamışsa kullanacağınız protez tam protezdir. Tam protezlerle ilgili olarak aşağıdaki konularda belirtilenleri iyice anlamalı ve önerilere uymalsınız.
Rahatlık
Yeni protezlerinizi ağzınızda yabancı ve büyük hissedeceksiniz.
Dudak ve yanaklarınızda dolgunluk hissi duyabilirsiniz.
Tam protezlere uyum sağlama büyük ölçüde dil, yanak ve dudakların becerikli biçimde kullanımına bağlıdır. Eğer diliniz normalde alt ön dişlerinize göre geride bir konumda durmakta ise, dilinizi daha önde bir konumda tutmaya gayret gösteriniz, öyle ki normalde, diliniz alt ön dişlerinizin iç yüzeylerine dokunur durumde istirahat etsin. Bu konum, alt protezinizin yerinde daha sağlam oturmasını sağlar. Yüz kaslarınız da yeni duruma uyum sağladıkça protezlerinizin yerinde durmasına yardım edecektir. Dil ve dudaklarınızla protezinizi yerinden oynatmak gibi bir alışkanlık kazanmamaya dikkat ediniz.
Eğer protezinizi bir süre için takmazsanız yeniden taktığınızda alışmanız daha güç olur. Alt proteze alışmak genellikle üst proteze alışmaktan daha güçtür. Tükürük bezleriniz proteze alışana kadar -ilk birkaç gün- fazlaca tükürük salgılayabilir.
Protezleriniz siz de dahil hekim, teknisyen gibi birçok kişinin büyük emek ve zaman harcamalarını gerektirmiştir ve yurtdışından getirtilen değerli malzemelerle size özgü olarak bitirilmiştir. Bu nedenle protezlerinizi kullanmaktan gereksiz yere vezgeçmeyiniz.
Başa Dön
Konuşma
Yeni protezlerle eskisi gibi konuşabilmek için bir süre pratik yapmak gereklidir. İlk günlerdeki konuşma bozukluğu uzun sürmez. Normal konuşmaya dönmek genellikle birkaç haftayı gerektirir.
Yüksek sesle okuyarak konuşmanızı geliştirebilirsiniz.Söylenmesi zor gelen kelimeleri veya heceleri tekrarlayınız.
Bazı sesleri çıkarmakta doğabilecek küçük sorunları kendiniz, sizi dinleyenlerden daha iyi fark edebilirsiniz.
Yemek
Protezler ile iyi çiğneyebilmeyi öğrenmek normal olarak 6-8 haftayı gerektirir.
Çiğnemeye ufak parçalara bölünmüş yumuşak gıdalarla başlamalısınız. Yeni protezlerinizi başlangıçta parça et, fındık, çiğ sebze ve taze ekmek gibi yenmesi güç yiyeceklerle denemeye kalkışmayınız.
Eğer çiğneme çenenenin iki tarafıyla aynı anda yapılabilirse protezlerin oynama eğilimi azalır.
Protezlerle ısırırken yiyecekleri arka dişlerin arasına yerleştiriniz. İçeri ve yukarı yönde gelen kuvvetler protezleri yerinde tutucu niteliktedir. Ön dişlerinizle ısırmayınız, zira bu alışkanlık protezlerinizin yerinden oynamasına ve dikkatinizin protez üzerine çekilmesine neden olacaktır.
Düzeltmeler
Protezler yapılırken büyük özen ve dikkat harcanmakla beraber özellikle yeni takıldıklarında ağzın bazı yerlerini vurabilir ve acıtarak yara yapabilirler.
Protezlerinizi kesinlikle kendiniz düzeltmeye kalkışmayınız. İlk 24 saat içinde ve ondan sonraki ilk 48 saat içinde bize gelmenizi bekleriz. Böylelikle ağrılı noktaların aşırı bir duruma neden olmasına zaman kalmadan protezlerinizde gerekli düzeltmeleri biz yaparız. Protezlerinizi en az bir hafta çıkartmadan yatınız. Vuruk ve ağrı yapan nokta ve bölgelerin yerlerini doğrulukla belirleyebilmek için bize gelmeden önce protezinizi en az 8 saat süre ile takmanız gerekmektedir. Bu nokta ve bölgelerin düzeltilmesinden hemen sonra rahatlayacaksınız.
Protezlerinizin vuruk yerlerinin düzeltilmesinden sonra çeşitli düzeltmelerin yine gerekebileceğini unutmayınız. Bu düzeltmeler devresi sona erdikten sonra yılda en az iki kez kontrol için gelmeniz gerekecektir.
Protez Bakımı
Protezler günde en az iki kez esaslı bir şekilde fırçalanmalıdır. Protezler ağızdan çıkarılmalı, sert kıllı bir diş fırçası ve sıvı detarjan ile temizlenmelidir. Sıvı detarjanlar protezleri çizebilecek nitelikte olan diş macunlarından daha az aşındırıcı özelliğe sahiptirler.
Protezler, içinde su bulunan geniş bir kap veya nemli bir bez üzerinde fırçalanmalıdır. Böylelikle elinizden kayıp düşmesi halinde protezlerin kırılma olasılığı azaltılmış olur.
Protezinizde oluşan lekelenmeleri temizlemek için ticari preparatları kullanmayınız.
Protezler ağızda olmadıkları sürece içi sıcak olmayan su ile dolu bir kap içinde korunmalıdır. Böylelikle kurumaları ve boyutsal değişikliğe uğramaları önlenmiş olur.
Protez tozları veya diğer yapıştırıcıları bizlere danışmadan kullanmayınız. Eğer size bir yapıştırıcının gerekliliğini düşündüren herehangi bir neden varsa, bu problemi lütfen bizlerle görüşünüz.
Doku Sağlığı
Protezler, destekleyen dokuların dinlenmeleri için, günde en az 8 saat ağızdan çıkarılmalıdır. Araştırmalar göstermiştir ki, protezinizin altındaki yumuşak dokular ve kemik 24 saat sürekli protez basıncı altında kalırlarsa bu dokuların erime miktarları ve süratleri artar. Bir başka deyişle ilk bir iki haftadan sonra gece yatarken, protezlerinizi çıkarmanız uygun olur.
Düzenli tıbbi kontrollerinizi ihmal etmeyiniz. Genel sağlık durumunuz, ağız dokularınızı ve bu dokular ile çene kemiklerinin protezlere olan direncini etkiler.
Kontroller
Periyodik ağız muayeneleri sizin için de en az protez kullanmayanlar kadar önemlidir. Proteziniz ağzınız için uyumsuz bir duruma geldiğinde siz farkına varmadan destekleyen dokulara zarar verebilir. Ağzınızda protezlerinize bağlı yaralar oluşabilir. Kontrol muayenesi için yılda en az iki kez gelmelisiniz.
Bölümlü Protezler (Parsiyel Protezler)
Eğer ağzınızda bir kısım kendi doğal dişleriniz varsa proteziniz bir bölümlü protezdir.
"Tam protezler" başlığı altında yazılanların çoğu bölümlü protez kullananlar için de geçerlidir. Bunlara ek olarak:
Protezlerin yanı sıra kendi dişlerinizin -özellikle üzerine kanca gelen dişlerin- temizliğinde daha da titiz davranmalısınız. Çünkü bu dişler protezin tutunmasında ve taşınmasında önemli rol oynamaktadır.
Yaralanmalar
Ağız çene bölgesindeki kazalar her zaman çok problemlidir. Sadece sakatlanma riski olduğu için değil sonunda malum koltuk olduğu içindir.
Anne-babalar için küçük çocuklarının dişlerinin kırılması veya yerinden çıkması her zaman kötü bir tecrübedir. Bunlar genellikle 8 - 11 yaşları arasında meydana gelir. Erkek çocuklarda kız çocuklarına kıyasla bu risk iki katına çıkar.
Bazen bu kaza dişi tamamen yerinden çıkartabilir. Bilinçli anne-baba böyle bir durumda dişi bir bardak sütün içine koyar. Süt faydalı bir koruyucu olmasına rağmen, çocuğun kendi tükürüğünün içinde yerinden çıkan dişin muhafaza edilmesi bir bardak sütten kesinlikle daha sağlıklıdır. Ancak, böyle bir durumda ?hadi yavrum tükür, tükür, aaa tükürsene evladım? diye ısrar ederek, zaten canı yanmış çocuktan yarım bardak tükürük istemek insafsızlık olur. Bu durumda süt iyi bir alternatiftir.
Yere düşen diş anne babalar tarafından hiçbir şekilde temizlenmemelidir. (Bilinçsiz bir temizleme diş dokusunda geri dönülmez zararlara yol açar.)
Böyle bir durumda, en ideal tepki, dişin çıktığı yere tekrar yerleştirilmesidir. Anne baba doğru bir şekilde dişi yerine koyamayabileceğinden, en kısa sürede profesyonel bir kişinin yardımına başvurmalıdır. Bu işlem reimplantasyon olarak adlandırılır.
Reimplantasyonun başarısı zamanlamayla doğru orantılıdır. Araştırmalar ilk 20 dk. içinde yerine yerleştirilen dişlerde başarı oranının çok yükseldiğini göstermiştir.
Unutmayın; çocuğunuzun dişi düştüğünde bu, olay esnasında görüldüğü kadar trajik değildir. Çocuğumuzun yerinden çıkan tek dişi tabii ki önemlidir. Ancak diğer dişlerin de en az bu diş kadar önemli olduğu unutulmamalıdır.
Anne-Babalar için Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Koşarak Oynanan Oyunlar (Futbol, Basketbol, Voleybol, Kukalı Saklambaç)
Buz Pateni, Kayak
Paten, Roller-blade
Salıncak
Bisiklete Binmek
Ağaca Tırmanmak
Çeşmeden Su İçmek: Çeşmeden su içerken oluşan diş çatlakları ve diş kırıklarının sayısı tahmin ettiğinizden çok daha yüksektir. Çocuğunuza bu işin nasıl yapılacağını belirtin.
Yemek Yemek: Küçük hastaların ön dişleri arasında sıkışan çatal ve kaşığın meydana getirdiği çatlaklar ve kırıklar da oldukça sık rastlanan vakalardır.
Araba: Çok zorunlu olmadıkça çocuğunuzu arabaya bindirmeyin! (Mecbur kalırsanız mutlaka emniyet kemerini takın.)
Yüzme - Havuz: Çocuklar havuz kenarında koşmaya ve kayıp düşmeye eğilimlidirler. Dikkatli olun. Hatta bence bunu da yasaklayın.
Diş Eti Hastalıkları
(Diş eti hastalığı dediğimizde kastedilen bölge; diş, onu saran kemik dokusu, dişin kemiğe tutunmasını sağlayan doku (ki biz buna periodontium diyoruz) ve dişi çevreleyen kemiği örten diş eti dokusudur. Anlaşılacağı üzere DİŞ ETİ HASTALIĞI bu sistemin hastalığıdır.)
Hayatlarının bir devresinde, her 4 yetişkinden 3 tanesi, Piyore veya Diş eti hastalığı olarak da bilinen Periodontitis 'ten etkilenir. Özellikle kadınlar, yaşamlarının belirli evrelerinde periodontal hastalık riski taşırlar. Hormonal değişiklikler, diş etlerine kan akışını etkiliyebilir ve bakteri plağındaki irritan maddelere diş etinin tepkisi artabilir. Eğer periodontal hastalık riskiniz yüksek ise, böyle zamanlarda durumun kötüleştiğini farkedersiniz. Şimdi bu evreleri tartışmadan önce periodontitisin sebeplerini irdeleyelim.
Diş Eti (Periodontal) Hastalıklarının Sebebi: Periodontal Hastalık, dişe tutunan yapışkan bir bakteri plağının o dişin çevresindeki kemik ve diş etinde sebep olduğu infeksiyondur. Bu bakteri plağı, diş etlerinizi tahriş eden toksinler (zehirler) üretir.
Periodontal hastalığın Gingivitis denilen ilk evrelerinde, diş etleri şişer, rengi pembeden kırmızıya döner ve kolaylıkla kanar. Bu zehirlere (toksinlere) vücudun tepkisi diş etlerinin dişten ayrılması şeklinde olur ve buralarda diş eti cebi denen derin boşluklar oluşur. Periodontal rahatsızlığın Periodontitis adını aldığı son devrelerinde, dişi destekleyen kemik ve yumuşak dokular tahrip olur ve diş sallanmaya başlar, bu durumda ya kendiliğinden düşer veya bir diş hekimi tarafından çekilmesi gerekir.
Yaşam Boyunca Periodontitis
Buluğ Çağları (10'lu yaşlar): Kızlar, buluğ çağına geldiklerinde, cinsiyet hormonları progesteron ve estrogen salgılaması artar. Bu hormon fazlalığı, diş etlerinin bakteri plağındaki toksinlere tepkisini şiddetlendirebilir. Diş etlerinin rengi kızarır, hassaslaşır, şişer ve muhtemelen yemek yerken veya diş fırçalarken kolaylıkla kanar.
Aylık Periyodlar: Bu dönemlerde bazı kadınlar ağız dokularında bir değişiklik gözlemezler. Ama bir kısmı da periyod başlamasından günler önce, şiş diş etleri, ağız yaraları, pamukçuk, şiş tükürük bezleri veya diş etlerinde kanamalar yaşayabilirler. Bu gibi hallerde diş hekiminiz, sizi rahatlatacak özel temizlemeler, diş eti tedavileri ve topikal anestezikler tavsiye edebilir.
Doğum Kontrol Hapları: Bu hapları kullanan kadınlarda en sık rastlanan sorun, diş etlerindeki kızarıklık ve şişliklerdir. Doğum kontrol haplarındaki hormonlar, sisteminizdeki progesterone seviyesinin yükselmesine sebep olur. Diş hekiminize doğum kontrol hapı kullandığınızı belirtin. Böylece, diş etinizdeki rahatsızlığın doğru nedenini bulabileceği gibi, size, bu hapların yan etkisini hafifletebilecek ilaçları tavsiye edebilir.
Hamilelik: Hamilelik sırasında, vücudunuzdaki hormonların seviyeleri oldukça yükselir. Gingivitis'e özellikle hamileliğin 2. ila 8. ayı arasında rastlanır. Dişlerinizi fırçaladığınızda kanayabilen kırmızı, şiş ve acıyan diş etlerine sebep olabilir. Bu hassasiyet bakteri plağına aşırı bir tepkidir ve sebebi de sisteminizdeki aşırı yüksek progesterone'dur. Diş hekiminiz, bu problemleri yaşamamanız için hamileliğinizin 2. üç ayı ile 3. üç ayının ilk devrelerinde dişlerinizi daha sık fırçalamanızı isteyebilir.
Menopoz: Menopoz döneminde, ağzınızda; yanma hissi, tat değişiklikleri (tuzlu, biberli, ekşi), ağız kuruluğuna sebep olan tükürük akışındaki azalma ve sıcak/soğuk yiyecek veya içeceklere aşırı hassasiyet gibi fiziksel değişiklikler oluşur. Birçok ilacın, ağız kuruluğuna da sebep olabilen, dişle bağlantılı yan etkileri olabilir. Ağız kuruluğuna karşı tükürük uyarıcı ilaçlar verilebilir.
Önlemler
Periodontal hastalıklardan sakınmanızı sağlayacak yöntemler:
• Dişlerinizi günde iki defa fırçalayın ve her gün dişlerinizin biribirlerine değen arayüzlerini diş ipi veya diş arası temizleyicilerle temizleyin.
• Bakteri plağını ve Gingivitis'i önlemekte daha fazla yardıma ihtiyacınız olursa, diş hekiminiz size antibiyotikli bir ağız gargarası önerebilir.
• Diş hekiminizi kontroller ve profesyonel temizlik uygulamaları için düzenli olarak ziyaret edin.
• Sağlığınız için dengeli beslenin ve yemek arası atıştırmalarınızı kısıtlayın.
Ortodonti
Diş sağlığımızın, genel sağlımız ve rahatlığımız üzerinde çok önemli etkileri vardır ve nasıl göründüğümüz hakkında hissettiklerimiz de yaşam kalitemizde rol oynar.
Eğri dişler veya görüntüsü bozuk çeneler nedeniyle kendimizi cazibesiz hissettiğimiz zaman, sıkılgan olabiliriz ve zihnimiz görünüşümüzle meşgul olabilir.
Konuşurken veya gülerken ağzımızı kapatma ihtiyacı duyabilir, gülmekten çekinebilir veya yüz görünümümüzü saklamaya çalışabiliriz.
Konuşurken genellikle "tel tedavisi" diye adlandırdığımız "ortodontik tedaviler" işte tam böyle durumlarda yaşam kalitemizi artırmak için uygulanabilir. Ortodontik tedaviler dişlerimizin estetik görüntülerini düzeltebilir, yüz görünümümüzü daha iyiye götürebilir ve dolayısıyla da özgüvenimizi artırabilir. Çoğu kez, hastalar tedavilerini tamamlamadan önce bile kendilerini çok daha rahatlamış ve özgüvenleri artmış olarak hissederler. Daha iyi göründüğümüzü farkettikçe, kendimizi daha iyi hissetmeye başlar ve çekici bir gülümseme ile meslek hayatımızda ve kişisel ilişkilerimizde oluşan olumlu değişikliklerin zevkini çıkarmaya başlayabiliriz.
Başa Dön
Ortodontik Problemler:
Çeneleri ve dişleri ilgilendiren ortodontik problemler vardır. Bunlara ortodontistler ?anomali? adını verirler.
Başlıca anomaliler:
|